Her yüz kişiden biri bu sorunu yaşıyor

26.09.2018 - Çarşamba 10:09

Adana (CUHA) - Kalp atışlarınız hızlanıyor, nefesiniz kesiliyor, soğuk soğuk terlemeye başlıyorsunuz... Kriz anı ile
apar topar acilin yolunu tutuyorsunuz ve acil hekimi size ''Korkma! Kalp krizi değil, panik atak
yaşamışsın!'' diyorsa şaşırmayın. Acıbadem Adana Hastanesi’nden Psikolog Hande Nacar
Baş, panik atak ile kalp krizinin benzer belirtiler verebildiğinden sık sık karıştırıldığını söyleyerek
panik atak hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Panik Atak, beklenmedik bir anda ortaya çıkan ve hastalar tarafından kriz olarak adlandırılan korku
nöbetleri olarak biliniyor. Kişinin nabzının hızlanması, göğüste sıkışma yahut ağrı, nefes darlığı,
boğulur gibi hissetme, baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış hissi, mide bulantısı gibi fiziksel
belirtilerin yanı sıra ölüm korkusu ya da kontrolü kaybetme korkusu şeklinde belirtiler veren ve bu
belirtilerin en az dört tanesinin taşındığı zaman kişide panik atak olduğunu düşünülüyor.

Panik atak hastalık değil, belirtidir!
“Panik bozukluk hastalığının en önemli belirtisi olan panik atak, tek başına bir hastalık değildir.
Panik bozukluğu hastalığının belirtisidir.” diyen Acıbadem Adana Hastanesi’nden Psikolog
Hande Nacar Baş, sözlerine şöyle devam etti:

“Panik bozukluğu ise, beklenmedik anlarda yaşanan ve tekrarlayıcı panik atakların görüldüğü, panik
atakların olmadığı zamanlarda kişinin panik atak yaşamaktan korktuğu ve istemsizce vücuduna
kulak verdiği, sıklıkla fiziksel sağlığını düşündüğü ve ölüm korkusu ya da hasta olma korkusu
taşıdığı bir ruhsal hastalıktır.
Panik bozukluk, her yüz kişiden dördünde görülen ve genellikle 25-35 yaşlar arasında rastladığımız
bir hastalıktır. Kadınlarda görülme oranı daha yüksektir. Genellikle evhamlı olan, hayata ve geleceğe
dair plan yapan insanlarda daha sık rastlanır. Zaman zaman yaşanan bir fiziksel rahatsızlık
sonrasında da başlayabilir.”

Panik atağı tetikleyici faktörler:
Panik atağı tetikleyen faktörleri fizyolojik ve psikolojik tetikleyiciler olarak iki gruba ayrılıyor.
Psikolojik tetikleyiciler; kişinin panik durumu yaşamasına sebebiyet veren etmenlerin, yeniden
karşısına çıkması veya anımsatması şeklinde ortaya çıkıyor. Örneğin erken yaşta ebeveynlerini
kaybetmiş bir kişinin ne zaman hastaneye gitse nefes daralması yaşayabiliyor. Ayrıca hayatta
yaşanan yenilikler; yeni bir iş yerinde çalışmaya başlamak ya da yeni bir ev sahibi olmak gibi, güzel

durumlar dahi olsa kişide panik tetikleyicisi rolü üstlenebiliyor. Ayrıca stres dönemlerinde dirayetli
kişilerin, stres döneminden çıkarken panik süreçleri yaşayabildiğini görüyoruz.
Fizyolojik tetikleyiciler ise, kişinin panik anı yaşadığında vücudunda var olan belirtiyi günlük
yaşantısında hissetmesi sonucunda panik atak krizi yaşamaktan korkması ve kendini panik
durumuna sokması şeklinde olabiliyor. Örneğin klasik panik yaşamış ve yoğun kalp çarpıntılarının
eşlik ettiği atağından sonra vücudunu dinlemeye başlamış bir hasta, merdiven çıkarken yaşadığı
kalp çarpıntısını kalp krizi ya da panik atak olarak algılıyor.

Zihnin, vücut yardımıyla çığlığıdır
Psikolojik olarak yıpranmış insanlarda daha sık görülen panik ataklar, kişinin uzun bir müddet
görmezden geldiği sorunlarının çözülme vakti geldiğinin habercisi olarak kabul ediliyor. Psikolog
Hande Nacar Baş, “ Uzun zaman kapısına kilit vurduğumuz eve girip, tozları halının altına
süpürürsek, bir gün biri o halıyı kaldırır ve ev yeniden tozla kaplanır. Psikolojik açıdan bize zarar
veren ve halının altına süpürmeyi tercih ettiğimiz sorunlarsa temizlenmesi gerektiğinde bizlere
panik atak yoluyla seslenebilir” diyor.

Panik atak neden tedavi edilmeli?
Kişinin yaşam kalitesinin düşmesine sebep olan panik atak, zaman içerisinde hayatını dilediği
şekilde yaşamasına engel oluyor. Panik atak yaşayan çoğu insan hayatını ataklarına göre
şekillendiriyor. Panik atağın kendiliğinden geçmesi olası değil ve şiddeti zaman içerisinde artıyor.
Şiddeti arttıkça kişinin çevresine zarar vermeye başlaması kaçınılmaz oluyor. Asansöre binmekten
korkan ve daha önce asansörde panik krizi geçirmiş bir hastanın, aile fertlerinden hiçbirine asansör
kullanma izni vermemesi bu duruma örnek olarak veriliyor.

Kişi panik atağı engellemede kendine nasıl yardım edebilir?
Panik atak yaşanırken kişi sık ve kesik kesik nefes alıyor. Öncelikle nefes alış verişi düzenlemek çok
kritik ve önemli. Panik yaşandığı an kişinin uygun bir yere oturup, kaslarını serbest bırakması ve
ardından bir elini kalbine diğerini karnına koyması gerekiyor. Çünkü nefes alırken hareket eden
göğüsün değil karnın yani diyaframın olması gerekiyor. Kişi karnını şişirerek, burnundan 5 saniye
derin nefes almalı, aldığı nefesi 4 saniye karnında tutmalı ve ardından yavaş yavaş 3 saniye
içerisinde ağızdan vermeli. Bu yöntem kişinin vücudundaki oksijen miktarının artmasına ve bu
sayede kasların rahatlamasına sebep oluyor. En fazla 5 defa bu egzersizi yapmak bu atağın
hafiflemesine ya da geçmesine yol açabiliyor. Ancak panik atak sorunu olan hastaların ya da bu
durumu işaret eden belirtiler görülen kişinin mutlaka bir uzmana başvurması gerekiyor.

Sebep, geçmişte yatıyor olabilir
Psikolog Hande Nacar Baş, panik bozukluğun tedavisinde psikiyatr ve psikologların beraber
çalışması gerektiğini belirterek şunları söylüyor: “Çünkü panik bozukluğun var olmasının iki sebebi
vardır. İlk sebep, beynimizde nöron adı verilen sinir hücrelerinden salgılanan, heyecan ve duygusal
yaşantılarımızı düzenleyen bazı beyin hormonlarının anormal çalışmasıdır. İkinci sebepse, çocuk
yaşlarda eksikliğini hissettiğimiz bazı duyguların telafisini yapamamamız, affedemediklerimiz,
kayıplarımız ya da kendimize duyduğumuz öfkedir. Uzunca bir müddet kendimize acımasız
davranmamızdır.

Bu konuda yardıma ihtiyaç duyan hastaların önce psikiyatrla görüşüp tedavi sürecini planlaması,
ardından bir psikolog ile bilişsel ve davranışçı terapi ile bilişindeki çarpıtmaları keşfetmesi
gerekmektedir. Yanlış düşüncelerinin sebebini keşfeden hasta, panik duygusunu kontrol etmeyi
öğrenecektir. Tedavisi mümkün bir hastalık olan panik bozukluk, tedavi edilmediği noktada kişinin
hayatını zorlaştırmaya devam edecektir.”

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx KUTU BİLGİSİ xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Panik Atağın 6 farklı türü var
Panik atağın 6 türü bulunuyor.
 Klasik panik; kalp krizi ile karıştırılan, çarpıntı ile başlayıp nefeste daralma ile devam eden
panik atak türüdür.
 Kognitif panik; kişinin aklını kaçırmasından korktuğu, ruhunun bedeninden ayrıldığı
hissine kapıldığı bir tür panik ataktır.
 Non kognitif panik; kişinin yalnızca fenalık hissi hissettiği panik ataklara denir. Hafif bir
çarpıntı ve nefes daralması görülebilir fakat klasik panik kadar yoğun değildir.
 Noktural panik; kişinin uyku esnasında panikle uyandığı, uyku anında kişinin korku
hissettiği panik türüdür.
 Gastro intestinal; panik, mide ve karın bölgesinin panik alarmı vermesi ile oluşan panik
türüdür. Kişide bulantı, şişkinlik, gaz ve ya ishal görülebilir.
 Korkusuz panik; Anksiyete görülmeden yaşanan panik türüdür. Hasta hiç korku hissetmez
ama bütün fizyolojik belirtiler görülebilir. Bu nedenle hastalar, psikologlara çok az
başvururlar.

YORUM YAZ