Şentop: “İtalya Temsilciler Meclisi Tarihi ve Hukuku İstismar Etmiştir”

12.04.2019 - Cuma 16:35

Antalya (CUHA) – TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, İtalya Parlamentosu'nun 1915 olaylarıyla ilgili kararına ilişkin, “İtalya Temsilciler Meclisi kendini uluslararası mahkemelerin yerine ikame ederek soykırım gibi uluslararası hukukta açıkça tanımlanmış spesifik bir suç hakkında hüküm vermeye kalkmış, tarihi ve hukuku istismar etmiştir” dedi.

NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) 99. Rose-Roth Semineri ve Akdeniz Ortadoğu Özel Grubu Ortak Toplantısı, Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Bölgesi'ndeki bir otelde başladı.

TBMM Başkanı Şentop, toplantıda yaptığı konuşmada, İtalya Temsilciler Meclisi'nin 1915 olaylarına ilişkin kararına değindi. İtalya Temsilciler Meclisi'nin İtalyan Hükümetince 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanınması yönünde talep eden bir karar aldıklarını belirten TBMM Başkanı Şentop, şunları söyledi:

"Bazı Ermenilerin iddialarının iç politika malzemesi olarak kullanılmasının yeni bir örneğini teşkil etmekte olup, tarihi gerçeklerle asla bağdaşmamaktadır. İtalya Temsilciler Meclisi, kendini uluslararası mahkemelerin yerine ikame ederek soykırım gibi uluslararası hukukta açıkça tanımlanmış spesifik bir suç hakkında hüküm vermeye kalkmış, tarihi ve hukuku istismar etmiştir. İtalya'ya 2. Dünya Savaşı’ndaki rolünü hatırlatmak isteriz."

TBMM Başkanı Şentop, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 24 Nisan'ı "anma" günü ilan etmesine de tepki gösterdi. Kararı şiddetle kınadıklarını vurgulayan Şentop, "Siyasi kaygılarla gündeme getirildiği aşikar olan, devlet ciddiyetinden uzak bu girişim asılsız ve hukuki dayanağı olmayan bir iddia aracılığıyla tarihin siyasallaştırılmasından başka bir amaca hizmet etmemektedir" ifadesini kullandı.

"Fransa Cumhurbaşkanı'nın bu dayatmacı kararı aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Fransız Anayasa Mahkemesi içtihatlarını yok sayarak kendi vatandaşlarının da ifade özgürlüğünü kısıtlamaktadır" diyen Şentop, şöyle devam etti:

"Fransız dostlarımıza da bir tavsiyem var. Sömürgecilik dönemini, Cezayir'de yaşananları, 100 günde 800 bin insanın yok edildiği Rwanda Soykırımı konusunda Fransa'nın kamuoyuna ikna edici bir açıklama yapması hususunda inisiyatif alınız ve bunu yapmadan da başka memleketlerin tarihini politik gerekçelerle manipüle etmeyiniz. Türkçe'ye 'Sorgu' adıyla çevrilen, Henri Alleg'in (Anri Alleg) La Question (La Kestiyon) adlı kitabına Jean Paul Sartre’ın yazdığı önsözü bir kez daha okuyunuz."

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "(Bazı NATO üyelerinin Rusya'dan S-300 almasında sorun yok ama Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasında sorun var) diyen bir mantık samimi ve dürüst kabul edilemez. Şu noktayı da üstüne basarak vurgulamak istiyorum ki, S-400 sistemini satın alma kararımız, Türkiye'nin NATO'ya bağlılığından sapma olarak asla görülemez" dedi.

Türkiye'nin her zaman ittifaklarına sadık, dostlarına karşı güvenilir bir ülke olduğunun altını çizen Şentop, soğuk savaş boyunca Sovyetler Birliği'ne sınırı olan tek NATO ülkesi Türkiye'nin, ittifak üyesi olarak üzerine düşen her sorumluluğu yerine getirdiğini belirtti.

“S-400 KARARIMIZ, TÜRKİYE'NİN NATO'YA BAĞLILIĞINDAN SAPMA OLARAK GÖRÜLEMEZ”

Yıllardır Türkiye'nin hava ve füze savunma yetenekleri konusunda ciddi bir boşluğu bulunduğunu ancak on yıldan fazla bir süredir farklı seçenekler üzerinde çalıştıklarını belirten Şentop, bu süreçte öncelikle ABD başta olmak üzere müttefiklerle görüştüklerini kaydetti. Ancak samimi ve ciddi girişimlerin müttefiklerin politik ve ticari düşünceleri nedeniyle yetersiz kaldığını belirten Şentop, şu ifadeleri kullandı:

"Rusya bize çok iyi bir teklif sunmuştu. Bu teklif, teknik kabiliyetler, teslimat ve zaman çizelgesi ve fiyat açısından beklentilerimizi karşılayan bir mahiyetteydi. Sonunda, acil ihtiyaçlarımızı karşılamak için S-400 sistemini satın almaya karar verdik. S-400 sistemi, NATO sistemleriyle bütünleşmeyecek veya çatışmayacaktır. Daha önce S-300 sistemi satın alan ve konuşlandıran diğer bazı NATO ülkeleri olmuştur. Onlara karşı herhangi bir NATO üyesinden ciddi bir itiraz gelmemiştir. Şimdi, bizim bu sistemi satın almamıza gösterilen bu tepki, Türkiye için, diğer NATO üyelerine uygulanandan farklı ikinci bir standart mı, sorusunu aklımıza getiriyor. 'Bazı NATO üyelerinin Rusya'dan S-300 almasında sorun yok ama Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasında sorun var' diyen bir mantık samimi ve dürüst kabul edilemez. Şu noktayı da üstüne basarak vurgulamak istiyorum ki, S-400 sistemini satın alma kararımız, Türkiye'nin NATO'ya bağlılığından sapma olarak asla görülemez."

YORUM YAZ