TEB: “Aşı Reddi Geleceğimizi Tehdit Ediyor”

22.03.2019 - Cuma 15:02

Ankara (CUHA) – Türk Eczacıları Birliği (TEB), Türkiye’de 2011 yılında 183 olarak kaydedilen aşı reddi sayısının 2017 yılında 23 bin 600’e yükseldiğini belirterek, “Bu akıl almaz artış halk sağlığı sorunlarını, salgın risklerini, ölümle sonuçlanabilecek vakaları beraberinde getirdiği gibi ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı da tehdit ediyor” açıklamasında bulundu.

TEB’de yapılan açıklamada, sağlık alanındaki en önemli buluşlardan olan aşılar sayesinde geçmişte pek çok kişinin ölümüne yol açmış olan menenjit, çocuk felci, kızamık, kabakulak gibi hastalıkların ölümcül olmaktan çıktığı anımsatıldı. Son zamanlarda büyük oranda artış gösteren aşı reddinin, uzun yıllar süren çalışmalar sayesinde olumluya giden tablonun hızla olumsuza dönmesine sebebiyet verdiğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Sürdürülebilir halk sağlığının önündeki en büyük engellerden birisi olan aşı reddi, yalnızca ülkemizde değil dünyada da artış göstermiş durumda. Öyle ki Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları, 2019 yılında sağlığı tehdit eden 10 sebepten birisinin de aşı kararsızlığı olduğunu gösteriyor. Kızamık vakalarının dünya genelinde %30 oranında artmış olması, Avrupa’da yaşanan geniş çaplı kızamık salgını da aşı reddinin sonuçlarından. Ülkemizdeki verilere baktığımızda 2016 yılında 9, 2017 yılında 69, 2018 yılında ise 557 kızamık vakasının bildirilmiş olduğunu görüyoruz. 2001 yılında görülen kızamık vakası sayısının 30 bin 509 olduğunu göz önüne aldığımızda ise bağışıklama çalışmalarının ne denli başarılı olduğu ortaya çıkmaktadır. UNICEF’in istatistikleri ise boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, çocuk felci ve verem sebebiyle tüm dünyada gerçekleşen çocuk ölümlerinin 1989 yılında 5 milyon civarında iken, gelişen aşılama uygulamaları sayesinde bu sayının günümüzde 100 bin dolaylarına gerilemiş olduğunu göstermektedir.”

“AŞILAR GÜVENİLİR BİYOLOJİK ÜRÜNLERDİR”

Aşı reddinde sıklıkla karşılaşılan argümanlardan birinin de aşıların güvenilir olmadığı yönündeki bilimsel temelden yoksun iddialar olduğu kaydedilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Oysa aşılar, üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrollerden geçirilmekte; ülkemizde uygulanan tüm aşılar Dünya Sağlık Örgütü, EMA, FDA gibi dünyaca kabul görmüş otoritelerce ya da TİTCK tarafından ruhsatlandırılmakta, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen ve onaylanan GMP (İyi Üretim Prosedürleri) kurallarına uygun üretilmektedir.

Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere konunun tüm muhataplarına çağrımızdır:

Öncelikle aşı ile ilgili medyada yaratılmaya çalışan olumsuz algının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Medyada bilimsel temelden yoksun açıklamalar yapan kişilere yasal yaptırımlar uygulanmalıdır. İtalya’nın aşı politikası gündeme alınmalı, bir çocuğun aşılanmamasının tüm çocukların sağlığının tehlikeye attığı göz önünde bulundurularak çocuklarını aşılatmayan ailelere tıpkı zorunlu eğitime karşı çıkanlara uygulanan yasal işlemlere benzer işlemler uygulanmalıdır. Son olarak ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 3. Maddesi kapsamında çocuğun üstün yararı gözetilerek aşı politikaları bir an önce gözden geçirilmeli, aşı karşıtlığına karşı yaptırımlar uygulanmalıdır.”

 

YORUM YAZ